İşte Herkesin Konuştuğu ve Merak Ettiği O Kullanıcı Verileri!
Burası benim hem Facebook grubu hem de Google verilerini ve reklamlarını yönettiğim bir web sitesi. Adını paylaşmayacağım ancak bir e-ticaret sitesi olduğunu söyleyebilirim.



Bu web sitesine giren her bir kullanıcı giriş yaptığı andan itibaren verilerini bizimle paylaşmaya başlar. Peki bu veriler nedir?
Site içerisinde hangi düğmeye bastığı, hangi sayfaya gittiği, kaç yaşında olduğu, hangi şehirde bulunduğu, site içerisinde ne kadar zaman geçirdiği vb. daha birçok şey vardır.
Fark ettiyseniz bu verilerin bazıları kullanıcının davranışlarıyla oluşurken, yani siteye girdikten sonra yapacaklarıyla ilişkiliyken, bazıları davranışlardan bağımsız, direkt demografik bilgilerden oluşur. (Konum, dil, yaş vb.) Önce direkt bilgilerle başlayalım.
Bir internet sitesinin veya uygulamanın sizin direkt bilgilerinize, siz paylaşmadan erişmesi mümkün değildir ama bu direkt bilgi içeren paylaşımları siz kendiniz isteyerek yaparsınız. Mesela Facebook’a kayıt olurken medeni durumunuza kadar birçok bilgi girersiniz. Mail adresi alırken kaç yaşında olduğunuzu ve cinsiyetinizi kayıt edersiniz. Hangi şehirde yaşadığınız, memleketinizin aslında neresi olduğu vb. daha birçok bilgiyi herkes kendi isteği ile paylaşır ve internetteki profiliyle eşleştirir. Bu bilgileri paylaşmak çoğu zaman zorunlu değildir. Doğru paylaşmak ise kesinlikle zorunlu değildir. Doğum yılınızı ya da kimlik bilgilerinizi doğrulamanız istenmez. En fazla cep telefon numarasıyla bir doğrulama gerçekleştirilir ki, çoğu zaman buda zorunlu değildir. Ve eğer bağlı olduğunuz telekomünikasyon şirketi bu numaranın kime ait olduğu bilgisini paylaşmıyorsa ya da kendiniz bu bilgiyi başka bir yerde paylaşmadıysanız telefon numaranız kimlik bilgilerinizin doğrulanması için yeterli değildir.
Bu tarz verileri Facebook’a da kayıt olsanız paylaşırsınız, Trendyol’a, Hepsiburada’ya, Sahibinden’e hatta benim kişisel web siteme de kayıt olsanız demografik bilgilerinizi paylaşırsınız. Tabii her platformda paylaşacağınız bilgi miktarı ve türü farklıdır. Eğer bir site sosyal medya platformu değilse çoğu zaman mail adresi, isim, soy isim, yaşınız ve şehrinizden öteye çok bilgi paylaşamazsınız.
Peki buraya kadar her şey tamam temel bilgileri en başta biz veriyoruz, ama bu temel bilgiler aslında o kadarda değerli değil. Peki asıl değerli olan ne? Hadi biraz hayal kuralım.
Şimdi düşünün ki mahallenizdeki bir markete girdiniz ve reyonlar arasında geziniyorsunuz. Bu gezinti esnasında bazı ürünlere bakıyorsunuz ve istediklerinizi elinize alıp devam ediyorsunuz. Bu esnada en sevdiğiniz çikolatadan da bir tane aldığınızı ama daha sonra bir sebepten dolayı geri bıraktığınızı düşünün. Alışverişiniz bitip, kasaya geldiğinizde market sahibi amcamız her geldiğinizde aldığınız için çok sevdiğinizi bildiği ama az önce rafa geri bıraktığınız o çikolatadan, 1 tane fiyatına 2 tane alabileceğinizi söylüyor ve ekliyor bu kampanya sadece size özel 😉
Şimdi hatırlayın Migros’un reklamı nasıldı? Money tanır seni, tanır seni, yapar sana özel indirimiii!
Migrosta Money Kart ile yapılan alışverişlerde sistem bizim marketçi amca gibi çalışıyor. Ya da öyle çalıştığı iddia ediliyor. 🙂
Ne kast ettiğimi çoktan anladığınızı biliyorum ama yine de asıl önemli olan kısmı bundan sonraki detaylarda olduğu için okumaya devam etmelisiniz!
Az önceki markete geri dönelim amcamız bizim o çikolatayı çok sevdiğimizi, sürekli geldiğimiz ve nerdeyse her seferinde satın aldığımız için biliyordu, bu alışverişimizde rafa geri bıraktığımızı da kameralardan görmüş olsun. İsmimizi de bir muhabbet esnasında söylemiş olalım.
Aslında marketçi amcanın yaptığı tek şey elindeki bilgileri sizin ve kendisinin faydasına kullanmaktan başka bir şey değil. Bunda kimsenin bir mahsur göreceğini sanmıyorum. Peki amcamızın gerçekten bu konuya iyi odaklanmış ve mahalledeki herkesin neyi sevdiğini, aylık ortalama ne kadar alışveriş yaptığını, markete kaç günde bir geldiği gibi bazı değerli gördüğü verileri not aldığını düşünelim. Elinde bilgiler biriktikten sonrada bu bilgileri başka arkadaşlarıyla paylaşmaya karar versin. Hatta bu arkadaşları da kayıt tutuyor olsunlar ve güçlerini birleştirsinler. Artık bu arkadaş grubu için o mahallede kimin, ne zaman, ne satın alacağını tahmin etmek çokta zor olmayacaktır değil mi?
İşte Facebook, Instagram ve WhatsApp ıda böyle bir arkadaş grubu olarak hayal edebilirsiniz. Ancak burada olay size özel kampanyalar hazırlamak değil. Sizinle ilgili istatistikleri ve bilgileri kendi platformlarında reklam vermek isteyen iş yerlerinin kullanımına sunmaktır. Yani aslında kullanıcı davranışlarından elde edilen verileri reklam verenlere satmaktır ama bunu; “Emre şu çikolatayı çok sever, bak bu da Emre’nin telefon numarası. Hadi mesaj at.” gibi yapmaz. Peki nasıl yapar?
Reklam verenlerle kullanıcı eşleştirmesi yapabilmek için aşağıdaki gibi bir düzende kayıt tutar;
Tablo-1
Emre: X marka çikolata sever, erkek
Ahmet: Y marka çikolata sever, erkek
Nur: X marka çikolata sever, kadın
Özge: Y marka çikolata sever, kadın
Tablo-2
X marka çikolatayı seven erkekler: A miktarda kullanıcı
X marka çikolatayı seven kadınlar: B miktarda kullanıcı
Y marka çikolatayı seven erkekler: C miktarda kullanıcı
Y marka çikolatayı seven kadınlar: D miktarda kullanıcı
X marka çikolatayı satan şirket, bu arkadaş grubunun platformlarında reklam yapmak istediğinde, tablo-2’deki verilerle karşılaşır. Ve eğer kadınlara özel bir çikolata satmak istiyorsa B miktardaki kullanıcıların hepsini seçer, her iki cinsiyetinde hoşuna gidecek bir çikolata satıyorsa A+B seçimi yapar. Hatta eğer Y marka çikolatayı sevenleri etkileyeceğini düşündüğü yeni bir çikolata çıkarmışsa A+B+C+D yani hepsini seçebilir. Bu kombinasyonlar aslında hedef kitle ve pazarlama stratejisini oluşturur. Ve seçilebilecek şeyler çikolata sevenler gibi sadece basit kavramlardan oluşmaz. Yada her zaman sadece seçmez bazen de hariç bırakılabilir.
Aşağıda bu seçeneklerden bazılanırı, görmeniz için listeledim;
Tamam bence artık kullanıcı verilerinin reklam verenlerle nasıl paylaşıldığını anladık. Şimdi gelelim bir diğer çok önemli detaya!
FB, Instagram veya WhatsApp biz kullanıcıların bu platformlar içerisinde yaptığımız her türlü davranışı takip eder, analiz eder ve anlamlı kategorilere böler. Peki sadece bu kadar mı? Hayır kesinlikle değil! Çünkü sosyal medya platformlarında sergilediğimiz davranışlar, bizim hakkımızda o kadar da net sonuçlar vermeyecektir. Yani az önceki marketçi amcanın müşterisi market içinde gezerken izlediği kesin bilgileri, sadece platformda yaptığınız paylaşımlardan, beğenilerinizden veya ilişkilerinizden anlamlandırabilmesi mümkün değildir. Bu yüzden devreye takip kodları girer ve pazarlama için asıl değerli bilgiler bu kodlar sayesinde elde edilir.
Örneğin bir e-ticaret sitesi düşünün. Bu site içerisine facebook grubunun özel takip kodunu ya da daha kolay anlaşılacak haliyle konuşalım akıllı kameralarını yerleştirelim. Bu kameralar site sahibi tarafından yüklenir ve 7 gün 24 saat boyunca, web sitesinin içerisine giren her kullanıcının hangi düğmelere tıkladığını, hangi sayfalara gittiğini, hangi ürünü sepetine eklediğini görebilir, görmesiyle de kalmaz, kameralar facebook kamerası olduğu için, kendi platformundaki ID’lerle yani kullanıcıların mevcut verileriyle eşleştirir. Bu sefer artık ortaya şöyle bir durum çıkar;
Reklam Veren Açısından;
Web siteme girip sepete X ürününü ekleyen FB, Instagram veya WP kullanıcılarından;
Erkek Olanlar ya da sık seyahat edenler, ya da her hangi bir detay seçmeden sepete ürün ekleyen tüm kullanıcılar olabilir. Sepetteki ürünü belli bir değerin üzerinde olanlar veya sadece belirli ürün gruplarındaki ürünleri eklemiş olanlarda olabilir. Aslında biraz düşünürseniz bu eşleşmeden sonra yaratılabilecek daha yüzlerce kombinasyon olduğunu göreceksiniz.
Burada önemli olan detay sadece kendi web sitenizdeki kameralarda görünen kullanıcıları bu şekilde direkt hedefleyebilirsiniz. Örneğin verilerini yönettiğim bir web sitesindeki potansiyel müşteri olarak etiketlediğimiz kullanıcılar böyle görünüyor.

Ancak web siteme girip potansiyel müşteri olarak etiketlenen bu kullanıcılara benzeyen kişilerden oluşan ve bizim web sitemizle hiçbir ilişkisi olmayan farklı bir kitleye de erişebiliriz. Bunun için Facebook ve Instagram şöyle çalışır;
Facebook, Instagram ve WhatsApp Açısından;
Artık kendi kamerasını kullanan tüm web sitelerindeki kullanıcıların davranış bilgisine sahip olan bu facebook grubu zaten bu verileri kendilerinde bulunan bilgilerle eşleştirmişlerdi. Bu durumda ortaya şöyle bir liste çıktı;
ABC adlı ürüne X,Y,Z… web sitelerinde tıklayan kullanıcılar;
ABC adlı ürüne tıkladıktan sonra satın alan kullanıcılar;
Ürünü satın alan kullanıcıların, geçmiş T gündeki benzer/ortak davranışları;
Bu benzer davranışları sergilemesi muhtemel veya sergilemeye başlayan yeni kullanıcılar!
Yaş, cinsiyet, konum gibi diğer bilgilerin eklenerek bu kitle daraltılabilir veya genişletilebilir ama işte en nihayetinde ABC adlı ürünü alması muhtemel daha önce bizim sitemizle iletişimi hiç olmamış yeni bir kitle oluşturduk! Yani artık sadece platformun içerisindeki davranışlarınızı değil o platformun takip kodunu kullanan tüm web sitelerindeki davranışlarınız etkili hale geldi.
İnternette web siteleri ve uygulamalarla veri paylaşmak doğru mudur?
Böyle anlattığımda her şey sadece reklamlar için mi? Ya da bu verilerin başka amaçlarla da kullanılmadığını nereden biliyorsunuz tarzında yanıtlar gelebiliyor. Evet böyle düşünmekte haksız olmayabilirsiniz komplo teorilerine oldukça açık bir konu. Zira son ABD başkanlık seçimlerinde, bu veriler sayesinde herkese göre özelleşen bir seçim kampanyasının oy verenelere, ayrı ve çelişkili vaatler sunulabilmesini mümkün kıldı. Bu olayın ardından bazı önemli konularda reklam kısıtlamaları getirildi. Bu çözüm oldu mu peki? Net bir şey söylemek zor ancak tüm yazı boyunca fark ettiyseniz her şey size bağlı, eğer doğru bilgiler paylaşmazsanız sizin kim olduğunuz ya da ne yaptığınız konusunda kimsenin bir fikri olamaz. Tabii doğru bilgiler paylaşmazsanız sosyal medyada da tanınamazsınız. Burada sizin hangisine daha çok önem vereceğiniz konusu doğuyor. Yani sosyal medya veya Google hizmetlerini ya da her hangi bir web sitesinin sunduğu hizmetlerin hangisini kullanacağınız sizin vereceğiniz bir karardır ama ne olursa olsun bu veriler paylaştığınız yerde işlenecektir.
Kişisel verilerinizi kaydetmiyoruz diyen bir uygulama yalan söyler çünkü elde ettiği her veriyi otomatik olarak kaydetmek zorundadır, aksi halde o veriyi siz dahil kimseye gösteremez. Yani bir ekranda fotoğrafa bakmak istiyorsanız, bu fotoğraf yerel bir diskte veya her hangi bir online sunucuda kayıtlı olmak zorundadır aksi halde o fotoğraf zaten dijital anlamda hiç var olmamıştır. Bu durum metinler içinde aynı şekilde geçerlidir. Bu yüzden internette kullandığınız ve yaptığınız her şey var olabilmesi için önce bir yerde kayıt edilir.
Bu yüzden hangi uygulamayı kullanacağınıza karar verirken size şunu tavsiye ediyorum. Öncelikle bilinmesini istemediğiniz hiçbir şeyi, hiçbir dijital platformda sergilememelisiniz. Bu sergi herkese açık bir paylaşım olmayabilir ancak bu bilgiler şifrelenerekte olsa bir çok yerle paylaşılır ve bu internetin kendi doğasıdır. Çünkü internette yaptığınız her şey ama her şey bir yerde iz bırakacaktır ve bu izlerin şifresini bilen birileri mutlaka olacaktır. Bu yüzden daha önce hiç kayıt olmadığınız ve verilerinizi gelecekte ne için kullanacağını bilemeyeceğiniz firmalarla, ilk defa bilgilerinizi doğrudan paylaşmaktansa, hali hazırda tanıdığınız ve bugüne kadar zaten her türlü bilgiyi verdiğiniz firmalarla devam etmeniz daha doğru olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki bu veriler 1 Milyonla, 100 milyonla hatta trilyonlarla dahi ifade edilemeyecek büyüklükte ve farklı veri depolarında şifrelenerek istiflenmektedir. Özellikle istiflenmektedir diyorum çünkü saklamak bence hala günümüz dünyasında bu veriler için yapabildiğimiz şeyi tam olarak ifade etmiyor. BIG DATA işte bu yüzden çok önemlidir. BIG DATA’yı ne kadar çok ve ne kadar iyi işleyerek anlamlı hale getirirseniz o kadar değerli olur.
WhatsApp konusuna gelirsek yeni yapılan bu güncelleme zaten ellerinde olan verilerin daha doğru zamanlı alınabilmesi ve biraz daha kesin hale yaklaştırılması için yapılan bir güncellemedir. Facebook grubunun Whatsapp uygulamasıyla de elde edeceği veriler aşağıdaki gibidir.

Halihazırda Facebook ve Instagram kullanıcıları konum ve yukarıdaki tabloda yer alan diğer tüm bilgilerini zaten paylaşıyorlar. Ancak FB ve Instagram kullanmayıp WhatsApp kullananlar için kesin konum paylaşımı yeni bir şey olacak. Ayrıca FB ve Instagram’ı çok sık kullanmayan ama WhatsApp’ı çok daha sık kullanan kullanıcıların verileri artık daha sık güncellenebiliyor olacak. Böylece daha kaliteli ve kesin hale gelecekler. Ben bu güncellemeyi özellikle kesinleştirilmiş konum açısından Facebook grubu için çok önemli görüyorum. Çünkü eğer siz bugün İstanbul’dan çıkıp Antalya’ya gelseniz ve bu süreçte Instagram veya FB’dan bu seyahati belli etmezseniz algoritma sizi hala İstanbul’da sanacaktır. Ancak WhatsAppı hem çok daha sık kullanırız hem de özellikle yeni gittiğiniz bir yerde konum paylaşımı özelliğini çok kullanırız. Bu da nerede olduğumuz ile ilgili veriyi anında algoritmaya iletir.
Ayrıca isterseniz tüm bu paylaşım ayarlarınızı cihazınınız ayarlarını kullanarak kolayca kapatabilirsiniz. Örneğin cihazınınızın GPS’ini kapatırsanız bu bilginin paylaşımı mümkün olmaz. Tabii bu durumda GPS’de kullanamazsınız. Tabii birde sistemde kapalı görünse de cihazın kamerasının veya GPS’inin çalışmaya devam ediyor da olabilir. Buna inanan birisini ikna etmekte ne yazık ki mümkün değil ama bu endişe de olanlar için tek, basit ve ucuz bir çözüm var! İnternete bağlanan akıllı cihazları kullanmamak…
Kişisel veriler gerçekten çok önemli, bir kişinin verisine sahip olmanın tek başına çok bir anlamı yokken, bu veriler bir araya geldiğinde ve anlamlı şekilde gruplandırıldığında dünyanın en önemli bilgileri haline dönüşebiliyor. Bu yüzden teknoloji şirketlerinden bunu yapmamalarını bekleyemeyiz.
Bence yapmamız gereken içerisinde olduğumuz sistemin ne olduğunun farkında olarak yaşamak ve buna uygun davranışlarda bulunmak en doğrusu. Yani sosyal medyayı kullanırken yazdıklarınızla olsun, beğendiklerinizle olsun ya da tıklayıp gittiğiniz web siteleriyle olsun her zaman bir kimlik oluşturuyoruz. Gelecekte bir yandan online dünyada oluşturduğumuz bu kimlikler çok daha açık hale gelip tüm ilişkilerimizde ön yüzümüzü oluştururken, bir yanda da gizliliğin temel alınacağı DARK WEB sistemleri gelişecek. Hangisinin daha zararlı olacağını ise şimdiden tahmin etmek çok zor.
Buraya kadar okuduysanız diğer yazılarımda ilginizi çekebilir.
- OneDayAction.com 2. Sezon Analizi; Deneyimler ve Dersler
- Dijitalde Sıfırdan Bir Marka Oluşturmak! | OneDayAction.com
- WhatsApp, Facebook, Instagram ve Google gibi Şirketlerin Topladığı Kullanıcı Verileri Neler ve Nasıl Kullanılıyor?
- Sosyal Medya ile Pazarlama (SMM) Nedir? | Kolay Rehber Bölüm:6
- Arama Motoru Reklamları (AdWords) Nedir? | Kolay Rehber Bölüm:5
Dijital pazarlama ve reklam konusunda profesyonel desteğe ihtiyacınız varsa www.dijitalmarkam.net adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Kazancı Ölçülebilir, 📊
Hedefine Odaklanmış, 🎯
Dijital Pazarlama Stratejileri Üretiyoruz.💡
Resmi Google Partner Ajans Güvencesiyle 🚀








